Etiketler
- serhat (24)
- Kongre (9)
- Yıldırım Demirören (8)
- mustafa denizli (8)
- Miss Piggy (7)
- bucakbesiktas (6)
- Bursaspor (5)
- Galatasaray (5)
- efebey (5)
- şampiyonluk (5)
- Fenerbahçe (4)
- ZTK (4)
- kermit (4)
- murat (4)
- necip uysal (4)
- anket (3)
- delgado (3)
- inönü stadı (3)
- nihat (3)
- Diyarbakırspor (2)
- Ertuğrul Sağlam (2)
- Yılmaz Vural (2)
- derbi (2)
- ibrahim toroman (2)
- ibrahim üzülmez (2)
- milli takım (2)
- taraftar (2)
- Ankaragücü (1)
- Aziz Yıldırım (1)
- Basketbol (1)
- Batuhan (1)
- ConQ (1)
- Ferrari (1)
- Fikret Orman (1)
- HTMYO (1)
- Holosko (1)
- Küçükkeleş (1)
- Maradona (1)
- Murat Aksu (1)
- Neşeli Hayat (1)
- Serdar Bilgili (1)
- Sivok (1)
- TFF (1)
- Türk Telekom (1)
- Yusuf Şimşek (1)
- Yılmaz Erdoğan (1)
- amerika milli takımı (1)
- antalyaspor (1)
- bobo (1)
- can erdem (1)
- delege (1)
- dernek (1)
- doğum günü (1)
- etkinlik (1)
- euro 2012 (1)
- euro 2016 (1)
- fair play (1)
- gaziantep (1)
- gençlerbirliği (1)
- guus hiddink (1)
- ikili averaj (1)
- ikinci yarı (1)
- kaptan (1)
- kasımpaşa (1)
- mail (1)
- masal (1)
- ortak mekan (1)
- profesyonellik (1)
- rıdvan şimşek (1)
- rıza çalımbay (1)
- sevda (1)
- seçim (1)
- tabata (1)
- tayfur havutçu (1)
- transfer (1)
- tribün (1)
- tüpçü (1)
- yasin (1)
- çarşı (1)
- İstiklal Marşı (1)
- şanlı tarih (1)
Blog Archive
Recommended
05:14
Sarı Şahin vs. Kara Kartal
syerat rdgms
sarı şahin ile kara kartal'ın halısaha tadındaki mücadelesi, insanı cileden çıkaran spikerin dediğine göre dört dörtlük bir zevk verdi. o kadar zeki ki emre tilev arkadaşımız 4-4 biten maça süper bir kelime esprisi yapıştırıp dört dörtlük maç diyor. şampiyonlar ligi maçı tadında anlatmasına gerek yoktu. inandırıcı değil çünkü.
maç, bir hazırlık maçıydı ve ne kadar hazırlandığımızın göstergesi olacaktı, bi fikir verdi aslında. bakalım neler olmuş.
bir kere maç esnasında yine kendi kendime onlarca kez, neden? neden? diye sormak zorunda kaldım. Yani biz holosko nun sakatlığı sürecince sağ kanatta neden tello, nobre, ekrem, tabata... gibi isimleri izledik?
erkan zengin. oyunda kaldığı 45 dakika boyunca bir sağ açık olmasa da bir sağ iç oyuncu nedir nasıl olmalıdırı göstermedi mi? türk futbolseverinin sevmediği (ama aslında futbolun en temel gereklerinden biri olan) al gülüm ver gülüm işlemini, topu alıp dikine adam eksilterek gitmeyi, gelen topu daha stop etmeden kafasını kaldırıp paz vereceği arkadaşını araması... yani beşiktaşın ilk yarıda oynadığı futbol ortadayken bunları yapabilen bir kişinin yedek kulubesinde bile sayılı oturmuş olmasını kim nasıl açıklar?
rıdvan şimsek. sağ bekte her maç oynasa, bir allahın kulu da çıkıp ya bu çocuğu neden oynatıyo bu hoca diyemez. kesinlikle hiç sırıtmadı, sırıtmak bi yana o bölgedeki ibrahim kaş'ın hiç bilmediği ters kademeyi bilmesiyle de bence onun önüne geçti.
korcan.benim bile ümitlerim tükendi. 2 maçlık şans yakaladı, gerçekten talihsiz goller yedi. yolu açık olsun. ben beğenmiyorum demiyorum hala. çok daha iyi maçlarını kendi gözlerimle izledim. dün zıplayarak altından giden gol dışındaki toplara rüştü veya hakan olsa ne yapabilirlerdi?
ramazan özcan. maç esnasında pek pozisyon olmadı. iki penaltı kurtardı ama yine de emin değilim kendisinden.
nobre. bugün gitse kulüpten zerre üzülmem. gitsin artık. defansif forvet kavramını türk futboluna soktu. bu üstün hizmetten dolayı malülen emekli edilsin, alanyada bir pansiyonda lig tvli bir odada sessiz, sakin bir hayatı olsun.
tello. gönderilecek yabancı için birinci adayımdı. oyumu da ona vermiştim. ama dün bi kıpırdanma sezdin kendisinde. bu gönderilmemek için miydi yoksa gerçekten iyi niyetli miydi, göreceğiz.
nihat. bi kere emre tilev'in abarttığı kadar bir performansla oynamadı. yani maçı izlemeyip sadece dinlesek, zlatanla karıştıracaz. yok ispanyolları da böyle hayran bırakmış kendine, yok bir frikik üstadıymış, yok tıpkı eski günlerdeki oynuyormuş. ligde bir (ilk) golunü attıktan sonra da şeytanın bacağıyla ilgili şeyler söylenmişti. ama olmadı. o(vitesse'de hiç resmi maç oynamamış genç yetenek) kaleciye gol attım diye sevinen laliga gol kralı olmaz olsun. ama inşallah o şeytanın bacağı kırılmıştır.
necip uysal. ve gelelim benim adamıma. tartışmasız ilk 11'e bugün koyarım. ernst'e kıyamam belki ama fink'i keser onu oynatırım. atletik bi kere. şut çekebiliyo. oyunun yönünü çok rahat değiştirebiliyo. topla ilerleyebiliyo. bunları ben çok izlemiştim ama dün sanırım sizler de görmüş oldunuz. hiç heyecan yok. korcan gibi sırıtmıyo takımda, sanki hep orada oynuyormuş gibi bi rahatlık var üzerinde. ısrar edilmeli. toplam da bu sezon resmi-gayri resmi 180 dakika oynamamıştır A takımda. ama o sınırlı sürede de sıfır hata ile oynadı.
beşiktaşı konuştuktan sonra lafı türk hakemliğine getirelim. çok çok uzun süredir bu kadar kötü bir yönetim görmemiştim. 3 penaltı, 1 kırmızı, 6 sarı kart verdi. hazırlık maçında. demek ki yüksek gerilimli bi maç olsaydı direkt tatil edilecekti. yani şimdi tek tek şu penaltı yalan, şu kart hatalı demeyeceğim ama hakemin öncelikli amacı 22 kişiyle biten ve topun oyunda kaldığı aktif sürenin de 90 dakikaya en yakın olacağı süreyi sağlamaktır. her hareket kart, her faul penaltı, her itişme faul diye oyun durdurulmaz. yani hakemlere hala seminer veriyorlar, hakemlere oturup da power pointte kuralları anlatmanın bi anlamı yok. oturup ingiltere ligi maçlarını izlesinler. pratik bilgi olur.
bu akşam kayseri-hamburg maçının galibiyle final maçı oynacağız. cumartesi akşamı ben rakip olarak kayseriyi istiyorum. bana ne hamburg'tan. avrupada işini bitirmiş bir takımız ve kayseri de ligin en sağlam takımlarından birisi. lig öncesi daha anlamlı bir maç olur diye düşünüyorum.
maç, bir hazırlık maçıydı ve ne kadar hazırlandığımızın göstergesi olacaktı, bi fikir verdi aslında. bakalım neler olmuş.
bir kere maç esnasında yine kendi kendime onlarca kez, neden? neden? diye sormak zorunda kaldım. Yani biz holosko nun sakatlığı sürecince sağ kanatta neden tello, nobre, ekrem, tabata... gibi isimleri izledik?
erkan zengin. oyunda kaldığı 45 dakika boyunca bir sağ açık olmasa da bir sağ iç oyuncu nedir nasıl olmalıdırı göstermedi mi? türk futbolseverinin sevmediği (ama aslında futbolun en temel gereklerinden biri olan) al gülüm ver gülüm işlemini, topu alıp dikine adam eksilterek gitmeyi, gelen topu daha stop etmeden kafasını kaldırıp paz vereceği arkadaşını araması... yani beşiktaşın ilk yarıda oynadığı futbol ortadayken bunları yapabilen bir kişinin yedek kulubesinde bile sayılı oturmuş olmasını kim nasıl açıklar?
rıdvan şimsek. sağ bekte her maç oynasa, bir allahın kulu da çıkıp ya bu çocuğu neden oynatıyo bu hoca diyemez. kesinlikle hiç sırıtmadı, sırıtmak bi yana o bölgedeki ibrahim kaş'ın hiç bilmediği ters kademeyi bilmesiyle de bence onun önüne geçti.
korcan.benim bile ümitlerim tükendi. 2 maçlık şans yakaladı, gerçekten talihsiz goller yedi. yolu açık olsun. ben beğenmiyorum demiyorum hala. çok daha iyi maçlarını kendi gözlerimle izledim. dün zıplayarak altından giden gol dışındaki toplara rüştü veya hakan olsa ne yapabilirlerdi?
ramazan özcan. maç esnasında pek pozisyon olmadı. iki penaltı kurtardı ama yine de emin değilim kendisinden.
nobre. bugün gitse kulüpten zerre üzülmem. gitsin artık. defansif forvet kavramını türk futboluna soktu. bu üstün hizmetten dolayı malülen emekli edilsin, alanyada bir pansiyonda lig tvli bir odada sessiz, sakin bir hayatı olsun.
tello. gönderilecek yabancı için birinci adayımdı. oyumu da ona vermiştim. ama dün bi kıpırdanma sezdin kendisinde. bu gönderilmemek için miydi yoksa gerçekten iyi niyetli miydi, göreceğiz.
nihat. bi kere emre tilev'in abarttığı kadar bir performansla oynamadı. yani maçı izlemeyip sadece dinlesek, zlatanla karıştıracaz. yok ispanyolları da böyle hayran bırakmış kendine, yok bir frikik üstadıymış, yok tıpkı eski günlerdeki oynuyormuş. ligde bir (ilk) golunü attıktan sonra da şeytanın bacağıyla ilgili şeyler söylenmişti. ama olmadı. o(vitesse'de hiç resmi maç oynamamış genç yetenek) kaleciye gol attım diye sevinen laliga gol kralı olmaz olsun. ama inşallah o şeytanın bacağı kırılmıştır.
necip uysal. ve gelelim benim adamıma. tartışmasız ilk 11'e bugün koyarım. ernst'e kıyamam belki ama fink'i keser onu oynatırım. atletik bi kere. şut çekebiliyo. oyunun yönünü çok rahat değiştirebiliyo. topla ilerleyebiliyo. bunları ben çok izlemiştim ama dün sanırım sizler de görmüş oldunuz. hiç heyecan yok. korcan gibi sırıtmıyo takımda, sanki hep orada oynuyormuş gibi bi rahatlık var üzerinde. ısrar edilmeli. toplam da bu sezon resmi-gayri resmi 180 dakika oynamamıştır A takımda. ama o sınırlı sürede de sıfır hata ile oynadı.
beşiktaşı konuştuktan sonra lafı türk hakemliğine getirelim. çok çok uzun süredir bu kadar kötü bir yönetim görmemiştim. 3 penaltı, 1 kırmızı, 6 sarı kart verdi. hazırlık maçında. demek ki yüksek gerilimli bi maç olsaydı direkt tatil edilecekti. yani şimdi tek tek şu penaltı yalan, şu kart hatalı demeyeceğim ama hakemin öncelikli amacı 22 kişiyle biten ve topun oyunda kaldığı aktif sürenin de 90 dakikaya en yakın olacağı süreyi sağlamaktır. her hareket kart, her faul penaltı, her itişme faul diye oyun durdurulmaz. yani hakemlere hala seminer veriyorlar, hakemlere oturup da power pointte kuralları anlatmanın bi anlamı yok. oturup ingiltere ligi maçlarını izlesinler. pratik bilgi olur.
bu akşam kayseri-hamburg maçının galibiyle final maçı oynacağız. cumartesi akşamı ben rakip olarak kayseriyi istiyorum. bana ne hamburg'tan. avrupada işini bitirmiş bir takımız ve kayseri de ligin en sağlam takımlarından birisi. lig öncesi daha anlamlı bir maç olur diye düşünüyorum.
0 Responses to "Sarı Şahin vs. Kara Kartal"

Yorum Gönder